Kaygıyla Baş Etmek: Günlük Hayatta Uygulanabilir Küçük Adımlar
Kaygı hepimizin yaşadığı doğal bir duygu. Peki gündelik hayatı zorlaştırmaya başladığında neler yapılabilir? Kaygıyı tanımaya ve yönetmeye yönelik birkaç küçük adım.
Psikolog Gamze Önalcı · 2 dk okuma
Bir sınavdan önce midemizin kasılması, önemli bir görüşme öncesinde kalbimizin hızlanması ya da gece yatağa girdiğimizde aklımızın bitmeyen "ya olursa"larla dolması… Kaygı, hepimizin zaman zaman yaşadığı, son derece insani bir duygudur.
Aslında kaygının bir görevi vardır: Bizi olası tehlikelere karşı uyarır ve hazırlanmamızı sağlar. Sorun, kaygının sıklaşması, yoğunlaşması ve gerçek bir tehlike olmadığı halde hayatımızı yönetmeye başlamasıyla ortaya çıkar..
Kaygı kendini nasıl gösterir?
Kaygı yalnızca düşüncelerde değil, bedende ve davranışlarda da kendini gösterir:
Düşüncelerde: Sürekli endişelenme, en kötü senaryoyu düşünme, zihni durduramama
Bedende: Çarpıntı, nefes darlığı hissi, kas gerginliği, mide sorunları, uyku güçlüğü
Davranışlarda: Kaygı veren durumlardan kaçınma, sürekli onay ya da güvence arama, erteleme
Kaçınma döngüsünü fark etmek
Kaygı veren bir durumdan kaçındığımızda kısa vadede rahatlarız. Ancak bu rahatlama, zihnimize "Bu durum gerçekten tehlikeliymiş" mesajını verir ve bir sonraki sefer kaygı daha da güçlenebilir. Kaygıyla baş etmenin önemli bir parçası, bu döngüyü fark etmek ve küçük adımlarla kaçındığımız durumlara yeniden yaklaşabilmektir.
Günlük hayatta deneyebileceğiniz küçük adımlar
1. Kaygıyı adlandırın
"Şu an kaygılanıyorum" demek basit görünse de, duyguyu fark edip adlandırmak onunla aranıza küçük bir mesafe koyar. Kaygı sizin kendiniz değil, şu an yaşadığınız bir duygudur.
2. Nefesinizi yavaşlatın
Kaygılandığımızda nefesimiz hızlanır ve yüzeyselleşir. Burnunuzdan yavaşça nefes alıp, nefesinizi vermeyi almaktan biraz daha uzun tutmak bedeninize "güvendesin" mesajı verebilir. Bunu birkaç dakika boyunca, acele etmeden tekrarlayabilirsiniz.
3. Endişelere bir zaman ayırın
Gün içinde aklınıza gelen endişeleri bir kenara not edip, onlar üzerine düşünmek için günün belirli bir saatinde kısa bir süre ayırmayı deneyebilirsiniz. Bu, endişelerin tüm güne yayılmasını sınırlamaya yardımcı olabilir.
4. "Şu an"a dönün
Kaygı çoğunlukla gelecekle ilgilidir. Etrafınızda gördüğünüz beş şeyi, duyduğunuz üç sesi ya da ayaklarınızın yere bastığını fark etmek, dikkatinizi şimdiki ana getirmenize yardımcı olabilir.
5. Bedeninizi ihmal etmeyin
Düzenli uyku, hareket etmek ve kafein tüketimine dikkat etmek kaygıyı tek başına ortadan kaldırmaz; ancak kaygıyla baş etme gücümüzü belirgin şekilde etkiler.
Ne zaman destek almalı?
Kaygı uzun süredir devam ediyorsa, işinizi, ilişkilerinizi ya da günlük rutininizi aksatıyorsa, kaçındığınız durumlar giderek artıyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak faydalı olabilir. Kaygı, üzerinde çalışılabilen bir konudur ve bu süreçte yalnız olmak zorunda değilsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel değerlendirme ve tanı yerine geçmez.